22.07.2017 ISPARTA KENT REHBERİ (2008 Yılından Beri Sektörün Öncüsü )

ISPARTA’DA KULLANILAN DEYİMLER



ISPARTA’DA KULLANILAN BELLİ BAŞLI DEYİMLER VE ANLAMLARI 

Ayranı kabarmak: Öfkelenip köpürmek.

Baş göz olmak: Evlenmek.

Bir eli balda bir eli yağda: Bolluk içinde bir yaşayışı olmak.

Çene çalmak: Arkadaşlarıyla şundan bundan konuşup vakit geçirmek.

Çiçeği burnunda: Taptaze.

Devede kulak: Büyük bir varlıktan ya da işten çok küçük bir parça.

Eli kulağında: Olması, gerçekleşmesi çok yakın.

Eli uzun: Fırsat buldukça öteberi aşıran.

Gizli çıkı: Başkalarına duyurmadan, kimseye haber vermeden iş yapan kişi.

Iska geçmek: Üzerinde durmamak, atlamak, önem vermemek.

İçine kapanmak: Çevresindeki kişilerle ilişki kurmamak ve duygularını kimseye açmamak.

İnsan sarrafı: İnsanların iyisini, kötüsünü iyi seçen kimse.

İt sürüsü kadar: Pek çok gereksiz kişi bir arada.

Kabir suali: Çok ayrıntılı, usandırıcı sorular sormak.

Kof çıkmak: Bilgisiz, değersiz, işe yaramaz bir kişi olduğu anlaşılmak.

Laf aramızda: Söylediğim aramızda gizli kalsın.

Leke sürmek: Birine suç yüklemek.

Notunu vermek: Değeri, nasıl bir kişi olduğu üzerine bir kanıya varmak.

Oh çekmek: Birini üzen duruma sevinmek.

Ölü mevsim: İşin ve alışverişin pek az olduğu aylar.

Postu sermek: Kısa bir süre için gittiği yerde, sorumsuzca oturup kalmak.

Püsküllü belâ: Büyük sıkıntı ve zarar veren kişi ya da şey.

Sır küpü: Bildiği sırları hiç kimseye söylemeyen kişi.

Sudan ucuz: Çok ucuz, bedava gibi.

Şifayı bulmak: Hastalanmak, hastalığı artmak.

Taş atmak: Söz dokundurmak.

Tıraş etmek: Usandıracak kadar uzun laflar söylemek.

Toz olmak: Ortadan kaybolmak.

Ucuz atlatmak: Tehlikeli bir durumdan az bir zararla sıyrılmak.

Uyku bastırmak: Çok uykusu gelmek.

Üç aşağı beş yukarı: Yaklaşık olarak, belli bir sayıdan biraz eksik ya da biraz artık olarak.

Vaktini almak: Yapılması için bir süre uğraştırmak, epey bir zaman harcamasını gerektirmek.

Vur patlasın, çal oynasın: Elindeki avucundaki parayı zevk ve eğlencesi uğruna harcayan kişinin durumu.

Yağ bağlamak: 1. Semirmek. 2. Üzerine kat kat biriken yağ katılaşmış olmak.

Yağlı müşteri: Bol paralı, çok alışveriş yapan müşteri.

Zevkine varmak: Güzelliğini, tadını gereği gibi duymak.

Zılgıt yemek: İyice azarlanmak.

Zihni açılmak: Daha iyi anlar ve kavrar olmak.

Zil zurna sarhoş: Aşırı derecede sarhoş.

Zora binmek: İş, zor kullanmakla sonuçlanacak bir durum almak.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ